Suudi Arabistanda hilal görüldüğü zaman diğer ülkelerin halklarının da oruç tutmaları gerekir mi? Yoksa her ülke halkı kendi ru’yetine (gözle görmeye) mi itibar etmelidir?
BildirSoru
Lütfen bu sorunun neden bildirilmesi gerektiğini düşündüğünüzü kısaca açıklayın.
Sa hocam Arabistan da hilal göründü oruç tutalım mi?
Yanıtlar ( 2 )
Lütfen bu cevabın neden bildirilmesi gerektiğini düşündüğünüzü kısaca açıklayın.
Bu mesele ihtilaflıdır.
Birinci görüşe göre bir ülkede hilal görüldüğü zaman diğer ülkelerin halklarının da oruç tutmaları gereklidir.
Bu görüşte olanlar ayın tek bir ay olduğunu kabul etmişler ve hilalin farklı yerlerde doğmasına itibar etmemişlerdir.Hilal doğu bölgelerinde görüldüğü zaman batı bölgelerinin halkları da bu ru’yetle oruç tutarlar. Bunun tersi de böyledir.Bu görüşte olan şöyle demişlerdir: Hepsi müslüman oldukları ve hepsi tek bir dineinandıkları halde herhangi bir ülkenin ayının diğer bir ülkenin ayından önce başlayacağını nasıl kabul edebiliriz?
İkinci görüşe göre her ülke halkı kendi ru’yetiyle yani hilali kendisi gördüğü zaman oruca başlar. Bazı âlimler bu görüştedirler. Değerli âlim Abdullah b. Humeyd bu görüşte olan âlimlerden birisidir. Bu konuda vuku bulan gerçekler ve hadislerle desteklediği bir kitapçık telif etmiştir.
Bu görüş sahiplerinin delil olarak gösterdikleri hadislerden birisi Kureyb olayıdır.
Kureyb,Şam’a bir yolculuk yapmıştı, sonra Ramazanın sonuna doğru Medine’ye dönmüştü.
İbn-i Abbas ona:
-Hilali ne zaman gördünüz? Diye sordu.
Kureyb:
-Onu Cuma gecesi gördük ve o gece oruca
başladık, dedi.
Sonra İbn-i Abbas tekrar:
-Müminlerin emiri de oruca başladı mı? diye sordu.
Kureyb: -Evet, dedi.
Bunun üzerine İbn-i Abbas:
-Fakat biz ancak Cumartesi gecesi hilali gördük ve o gece oruca başladık. Biz hilali görünceye veya ayı otuz güne tamamlayıncaya kadar oruç tutmaya devam edeceğiz, dedi.
Kureyb:
Müminlerin emirinin hilali görmesi ve oruca başlaması sana yetmiyor mu? Diye sordu.
İbn-i Abbas:
-Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bize böyle emretti, diye cevap verdi. Bu hadiste İbn-i Abbas, Şam halkı için kendi ru’yetlerini, Medine halkı için de kendi ru’yetlerini kabul etmektedir ve her belde halkının kendileri hilali gördükleri zaman oruca başlayacaklarını söylemiştir. Üçüncü görüşe göre, doğu bölgelerindeki halkın hilali görmesi batı bölgeleri halkının da görmesi demektir. Fakat bunun aksi geçerli değildir. Bunun sebebi, hilal doğuda görüldüğü zaman batıda da görülmesi gerekir ve bu kaçınılmazdır. Çünkü hilal batıdaki halkın gözünden kaybolmadan öncedoğudaki halkın gözünden kaybolmaz.
Tercih edilen görüş ikincisidir. Yani iki ülke arasında uzak bir mesafe olur da diğer ülkede hilali görmek mümkün olursa, her ülke için kendi gördüğü hilal geçerlidir. Uygulama buna göredir.
Başarı, Allah Teâlâ’dandır.
Lütfen bu cevabın neden bildirilmesi gerektiğini düşündüğünüzü kısaca açıklayın.
Hanefîlerin meşhur görüşü: Bir yerde görülmesi herkesi bağlar.
Şafiî ve Hanbelîlerin kuvvetli görüşü + Malikîlerin çoğu: Her ülke kendi rü’yetine göre hareket eder.
Delil olarak en açık uygulama: Sahih Muslim’de geçen İbn Abbas (r.a.) rivayetidir.
Bu yüzden mesele ihtilaflıdır; her iki görüşün de fıkhî dayanağı vardır.Şer‘î ölçüler esas alınarak yapılan astronomik hesaplamalar sonucunda; 1447 (2026) yılı Ramazan ayı hilalinin, 18 Şubat 2026 Çarşamba günü ilk defa Büyük Okyanus bölgesinden itibaren görülebilir hâle geleceği tespit edilmiştir. Hilalin görülebilirlik anı Türkiye saatiyle 06.42’dir.
*Bu doğrultuda, 19 Şubat 2026 Perşembe günü 1447/2026 yılı Ramazan ayının birinci günü olacaktır.*
Din işleri Yüksek Kurulu